@emiregulayyucebilgic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
@emiregulayyucebilgic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2025

ÇOCUKLUĞUMDAN BUGÜNE “İTİBAR” PENCERESİNDEN BAKIŞ!

ÇOCUKLUĞUMDAN BUGÜNE “İTİBAR” PENCERESİNDEN BAKIŞ!


2026 yılına yaklaşırken;

Yeni bir yıl ile birlikte Yeni 70 li bir yaşın da eşiğindeyim.

Canım Anamın; "oğlum, yaş alınır ama ilerde seni yaş aldığında dik ve diri tutacak olan "itibarın" olacaktır," sözü aklıma geldi...

Her sınava , her yüzme yarışmasına katılmadan önce duasında "oğlum hayırlı başarılar" dediği gibi...


Onlu yaşlarda, her başarının hayırlı olduğunu sanarak, içimden de annemin bu sözlerine tebessüm ederdim..

Aynı bu söz gibi" itibar "sözünün de; (“saygınlık, onur, şeref, güvenilirlik, değer”) etkinliğinin, tesirinin çok da farkında değildim.

İşte böyle düşünceler sarmalında iken:  Yaşıtdaşlarımın, düşünce ve görüşlerinin etkisinde kalmadan, usumdakileri kağıda döküvermek istedim.

70 li yaşlarıma; şükürler olsun, dinamik ve yeni hedefleri olan bir Rekortmen Milli Master Yüzücüsü olarak girerken...

Çok kıymetli bir şeyi; halen deneyimleyerek yaşamanın ne denli " nefes " kadar önemli olduğunun ayırdına vardım...

Bu kelimenin; benim ruhuma ve bedenime aynı "gençlik aşısı" gibi etkili olduğunu deneyimlemekteyim..


Ve bu kelimenin bana yaşattığı ulvi düşünceyi ve pozitif değişimi Allahımın; bana, Gülayım ile birlikte yaşadığımız olumlu ve olumsuzlukları olgunlukla karşılayıp mücadelemizin bir ödülü, olarak algılamaktayım..


Nedir bu kelime derseniz? Canım Anamın orta okul, lise döneminde

kulağımda pelesenk ettiği "itibar" sözcüğü..."İTİBAR" derim...


Hz.Mevlânanın vuslata erişinin 752nci yıl dönümünde " itibar üzerine ne derin söylevleri olduğunu da araştırmaktan keyif almaktayım.

Hz.Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî, insana yalnızca bir beden olarak değil; bir ruh, ahlak ve öz bütünlüğü olarak bakmaktadır.

Ona göre hakiki değer; gösterişte değil, sadelikte ve doğrulukta(ahlak)dır.

Veciz sözlerinde bu anlamların derinliğini görmekteyim.

 "Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol"

Onun gözünde itibar, insanın "kendi özüne" sadakatidir.

 

Bu sözlerle birlikte Mevlâna için; itibar, dünyevi mevki ya da prestij değil; insanın kendi özündeki hakikate sadakatinin, erdemli yaşantısının ve sevgisiyle insanlara açtığı yüreğinin görkemi

olduğudur.


Benim özellikle 70 li yaşıma ayak bastıktan sonra İtibarın Değerinin Neden “Nefes” kadar önemli? Olduğunu biraz önce değindiğim gibi: Deneyimleyerek yaşamak, ruhuma ve bedenime adeta gençlik aşısı gibi geliyor. Bu algı, itibarın sadece “sosyal statü” olmadığını  aynı zamanda ruhsal bir beslenme, gönül doyumu, iç huzur kaynağı olduğunu yaşıyorum.



Ve şu sonuçlara varıyorum:

İtibar, insanın kendisine olan saygısını; kendisiyle barışık olmasını  sağlayan çimentodur. Bu da yaşınız ne olursa olsun insana dinamizm kazandırmaktadır.


Bugüne kadar  Gülayım ile birlikte çevremizle kurduğumuz sağlıklı, dürüst, saygılı ilişkiler; bize yalnızlığı değil; aidiyeti, sorumluluğu, paylaşımı, sosyal ilişkilerde çemberlerimizin ne denli çeşitli ve dinamik bir yapı meydana getirdiğini bunun da yaşamımızın anlamını derinleştirdiğini farkettirdi.

 

Maddi unsuru önceliklendirmeyen Manevi , mütevazi bir pusula: İtibar, insanı dünyevi çıkarların ötesinde canlılara saygı duymaya yöneltiyorsa, bu pusula insanı hakikate, edebe, güzelliklere yakınlaştırıp ruhen gençleştirdiğini yaşamaktayız.

 


Deneyimlerim sonucu; itibarı "nefesle" irtibatlandırmamın nedeni: Süreklilik arz etmesinin zorunlu olmasındadır, ritimde bozukluk varsa İTİBAR'da buhar olup uçuverir ...Nefes biter Can biter!

Özellikle benim gibi 70 li yaşlara gelindiğinizde "itibar karnenizi" siz doldurmadığınız gibi seçilmiş bir heyet veya komite de doldurmuyor!


Karneyi verenler  yine kendi sosyal çevrenizle birlikte yaşadıklarınızın tarafsız olarak o ana kadar ki farkında olmadan da yansıttıklarınızın aynanızda yansımasıdır.

Yansıma olumlu olunca,

“itibar” bu boyutlarıyla can buluyor,  hem bedenin hem ruhun dinçliğini ve diriliğini buna borçlu olduğunuzun ayırdına varıyorsunuz!


Dolayısıyla itibarın; yaşamınızın o anına kadar, salt bir toplumsal konum ya da dış görünüş olmadığını;  davranış, dürüstlük, karakter, söz ve eylem bütünlüğüyle inşa ettiğiniz, manevi ve toplumsal bir değer olduğunu deneyimliyorsunuz.

Ve İtibar ; öz davranışlarınızın sürekliliğini sağlayan "gençlik aşınız " oluyor!

2026 yılınızın sağlık ve itibarınızın katmerlenerek artması dileğiyle..

Mehmet YÜCEBİLGİÇ

15 ARALIK 2025

Göztepe-İstanbul

24 Nisan 2025

Soğuk Su Master Yüzücüleri , Sıcak Sohbetler ve Deprem: 23 Nisan’da Suadiye Bükünde..

Soğuk Su Master Yüzücüleri , Sıcak Sohbetler ve Deprem: 23 Nisan’da Suadiye Bükünde... 
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bu yıl Suadiye Bükü’nde, çoğunluğu soğuk su yüzücülerinden oluşan Masterlar Açık Su Yüzme Grubu ile kutladık.
 
12 ay boyunca yılmadan yüzen bu tutkulu dostlarımızın düzenlediği etkinlik, hem keyifli yüzme anlarını seyretmek hem de unutulmaz sohbetlerle doluydu. 

Su sadece 11 dereceydi. Soğuktu evet,sudan çıkan yüzücülerin hallerinden belli oluyordu ama suyun içindeyken hissettikleri soğuk su etkisi sıcak sohbetlerle dayanışma ve neşe: bizimde onlarında içini ısıttı. 
Yüzme sonrası topluca Suadiye BelTur Kafe’ye geçtik. Gündemimiz yine yüzmeydi: açık su yarışmaları, antrenmanlar, yeni hedefler… Gülüşmeler, anılar, hayaller havada uçuştu. 

Gülay ile birkaç kez kalkıp eve gitmeye niyetlendik. Ama sohbet öyle koyuydu ki ayrılamadık. Öğle saatlerine kadar oradaydık. Sonunda kafeden çıkıp otomobilimizi otoparktan aldık ve Bağdat Caddesi’ne doğru yöneldik. 
O sırada alışık olmadığımız bir şey oldu: parke taşlardan gelen sert sesler, biraz rahatsız edici bir gürültü? Ne olduğuna anlam veremedik.
Caddeye vardığımızda kafe ve mağazaların önünde sıra bekleyen kalabalığı gördük. “Aa insanlar niye kuyruk olmuş?” diye konuşurken, kaldırım kenarında bekleyen birine sordum:
“Bu kalabalık ne?”
“Deprem oldu!” dedi.
“Çok şiddetliydi… Yerden sesler geldi…”dedi.
Şaşkındık. Sıkışan trafikte uzun süre ilerleyemedik. Eve vardığımızda ilk iş komşumuza sormak oldu:
“Depremi hissettiniz mi?”
“Bizim apartmanın zemini sağlam,” bir de alt katta oto park olmayınca “çok şiddetli hissetmedik.”dedi.
Ama yol boyunca, dışarıda bekleyen, korku dolu bakışlarla çevreyi izleyen insanları görünce, depremin ne kadar güçlü olduğunu anladık.
Sabahın erken saatlerinde Soğuk suda yüzen arkadaşları teşvik ile başlayan bir gün, sıcak sohbetlerle devam etti ve bir sarsıntıyla hafızalara kazındı. Bu 23 Nisan, unutulmaz anılarla dolu bir gün olarak kaldı zihnimizde.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı yürekten kutluyoruz.
Gülay&Mehmet YÜCEBİLGİÇ 
23 Nisan 2025